Ögretmen - Taktir Edilmek

August 20th, 2008

Ögretmen, lise son sınıf ögrencilerinin her birine, kendisinin ve
baskalarının hayatında yarattıkları farkı onlara söyleyerek ne kadar
degerli olduklarını ifade etmeye karar verdi.

Her ögrenciyi birer birer sınıfın önüne çagırdı. Önce onlara kendisi ve
sınıf için nasıl fark yarattıklarını söyledi. Her ögrenciyi özel olarak
takdir etti. Sonra her birinin gögsüne altın harflerle yazılı ‘Ben Fark
Yaratan Bir İnsanım’ yazılı mavi bir kurdele taktı.

Sonra, takdir edilmenin toplumda nasıl bir etki yaratacagını görmek için bir ders projesi gerçeklestirmeye karar verdi. Her ögrenciye üç kurdele daha verdi. Kendi çevrelerinde bu takdir seremonisini yapmalarını söyledi. Bir haftanın sonunda öðrenciler sonuçlarıyla birlikte sınıfta sunum yapacaklardı.

Sınıftaki çocuklardan biri bir şirkette alt derecede yönetici olarak
çalısan bir adama gitti. Ona kendisine kariyer planlamasında yardımcı
oldugu için sükran duydugunu söyledi ve gögsüne mavi kurdele taktı.Sonra ona iki kurdele daha verdi. ‘Takdir etmekle ilgili bir sınıf projemiz var’dedi.  Onun da takdir ettigi bir kisiye gidip gögsüne mavi bir kurdele takmasını ve  üçüncü kurdeleyi ona verip onun da aynı seyi bir baskasına yapmasını söyledi.  Takdir seremonisi böylece sürüp gitmeliydi. Genç yöneticiden kendisini de sonuçtan haberdar etmesini rica etti.

Aynı gün aksama dogru, genç yönetici, üst düzey yöneticisinin odasına gitti.  Üst düzey yönetici asık suratlı ve huysuz bir insan olarak tanınıyordu.Genç adam,  yöneticisine oturmasını rica etti ve yaratıcı bir dehaya sahip oldugu için ona hayranlık duydugunu ifade etti. Yönetici saskınlık içindeydi. Genç yönetici mavi kurdeleyi gögsüne takmak için izin istedi. Saskın vaziyetteki üst düzey yönetici ‘Tabii, olur’ dedi.Genç yönetici mavi kurdeleyi, patronunun ceketine, yüreginin üzerinde bir yere taktı. Üçüncü kurdeleyi de ona uzatarak, ‘Bana bir iyilik yapar
mısınız? Bu ekstra kurdeleyi alıp, takdir etmek istediginiz birinin gögsüne takar
mısınız? Bu kurdeleleri bana veren liseli çocuk bir okul projesi hazırlıyor ve takdir seremonisinin insanları nasıl etkiledigini arastırıyor’ dedi.

O aksam, üst düzey yönetici evine geldi ve on dört yasındaki ogluna kendisiyle konusmak istedigini söyledi.’Bugün basıma olaganüstü bir sey geldi. Ofisimde oturuyordum ve genç yöneticilerimden biri odama girdi. Bana hayranlık duydugunu söyledi ve yaratıcı bir deha oldugum için bana mavi bir kurdele taktı. Düsünebiliyor musun?
Benim yaratıcı bir deha oldugumu düsünüyor. Sonra üzerinde ‘Ben Fark Yaratan
Bir İnsanım’ yazan bu kurdeleyi ceketime, yüregimin tam üzerine ilistirdi. Bana fazladan bir kurdele daha verdi ve benim de takdir ettigim birisini bulmamı söyledi. Eve gelirken arabada kurdeleyi kime takacagımı düsünüyordum ve seni düsündüm.  Seni takdir etmek istiyorum’ dedi.’İs hayatında günlerim çok yorucu geçiyor.  Eve geldigimde sana pek fazla ilgi gösteremiyorum. Bazen sana okul notların iyi olmadıgı ya da odan çok dagınık oldugu için bagırıyorum, ama bu aksam, seninle beraber olmak istiyorum ve sana hayatımda nasıl fark yarattıgını söylemek istiyorum. Annen ve sen hayatımdaki en önemli insanlarsınız. Sen harika bir evlatsın ve seni seviyorum!’Çocuk saskınlık içindeydi ve aglamaya basladı, aglıyor aglıyor aglıyordu.
Aglamasını durduramayarak hıçkırıklara bogulmus, katıla katıla aglıyordu..Tüm
bedeni hıçkırıklarla sarsılıyordu. Gözyasları kucagına damlarken, basını babasına dogru kaldırdı, titrek bir sesle, ‘Ben de yarın intihar etmeyi planlıyordum baba. Çünkü beni sevmedigini düsünüyordum.’

Babanın takdiri, çocugun hayatında büyük fark yaratmıstı. Yasamla ölüm arasında  bir fark.Herkes takdir edilmek ister ama takdir etmek konusunda cimriyizdir nedense. Daha dogrusu birisiyle ilgili olumlu düsünce ve duygularımızı dile getirmeyi pek
aklımıza getirmez, nasıl olsa onların bunu bildiklerini ya da hissedeceklerini varsayarız.

Bugün fark yaratan insan ol. Sevdiklerini, hatta çok yakından tanımadıgın halde  takdir ettigin kisileri takdir etmek için adım at. Takdir edilmek yasama sevincini ve  gücünü artırıyor.İster mavi kurdeleyi, ister kırmızı kalpli mavi kurdeleyi takdirinin
sembolü olarak ver sevdiklerine, ögrencilerine, çalısanlarına, patronuna,bakkalına,  kapıcına. Birilerine ‘iyi ki varsın’ dedigimizde kendi varlıgımızı da onaylamıs oluyoruz. Var eden var olur. Varolmanın dayanılmaz hafifligi bu. Birisini seviyor musun? Ona söyle.
Birisi senin hayatını olumlu etkiledi mi? ona telefon et.

Hayatında fark yaratan birileri oldu mu? Onlara mektup yaz, not yaz, kart yaz  ya da e-mail gönder. Bu insanlara duygularını ifade etmek için bir gün daha beklemeden harekete geç. Özellikle yazılan seyler, daha kalıcı olur. Çekmecende sakladıgın mektupları bir düsün.
Yazılarak paylasılan duygular özeldir. Bu mektupları,kartları özellikle kendini mutsuz hissettigin günlerde okumak, bir antidepresan ilaçtan çoook daha etkilidir; ne kadar sanslı ve mutlu oldugunu hissedersin birdenbire.Hayat, söylenmemis sözleri ertelemek  için çok kısadır. Yazdıgın birkaç cümle, öylesine büyük fark yaratabilir ki.

Renklerin Psikolojisi

August 19th, 2008

Tıpkı ölüm ve vergi gibi renklerde yaşamın kaçınılmazları arasındadır. Peki neden farklı renkler farklı tepkilere neden oluyor. İşte size renklerin etkileri.

Siyah: bu renk gücün ve otoritenin rengidir. Ayrıca mode dünyasında çok kullanılmaktadır çünkü insanlari daha ince gösterir. Zamansız ve karanlıktır ayrıca kilise rahipleri siyah giyer. Kötülerde siyah giyer satanistler ve draculada siyahı sever. Yaşamsızlıgın rengide denebilir zaman ve ışık olmadan aslında siyah heryerdedir.

Beyaz : Gelinler saflıgı ve masumiyeti sergiledigi için beyaz giyerler. Beyaz ışıgı geri yansıtır ve ısı tutması azdır yaz mevsiminde çok faydalıdır. Beyaz çok fazla kir gösterir diger renkleri tutar . Ayrıca doktor ve hemşireler beyaz giyerler çünkü sterilizedir.

devamını okumak için tıklayın sedat

Facebook’u Türkçeleştirin…

August 16th, 2008

Türkçe Facebook hesabı kullanmak artık çok kolay, hiçbir eklenti yada harici yazılıma ihtiyacınız olmadan Facebook Türkçe destegi ile türkçe diline çevirebiliyorsunuz.İşte yapmanız gerekenler:

* FaceBook hesabınıza ı yazıp giriş yapın
* sağ üst köşesinden Account‘a tıklayın
* sonra Language sekmesine tıklayın
* Translate FaceBook bölümündeki Translation Aplication‘a tıklayın
* sağ taraftan Add Applicationa tıklayın
* Add Traslations ifadesini seçin
* Sağ tarafta set your language yazan alanda Türkçe‘yi seçin ve sayfayı yenileyin..
Hepsi bu kadar artık türkçe bir facebookunuz war.

Vatandaşlık Görevi Hakkında - Atatürk

July 23rd, 2008

Babası öldü.
Yetim büyüdü.
Üvey evlat oldu.
Tutuklandı.
Hapse atıldı.
Sürüldü.
İşsiz kaldı.
(Şöyle yazıyordu o sıkıntılı günlerde kaleme aldığı günlüğüne: Harcamalarım
fazla değil, zira gelirim hep az.)
Hastalandı…
Böbreklerinden.
Vuruldu…
Göğsünden.
Mesleğinden atıldı.
İdama çarptırıldı.
Kardeşleri öldü.
Çocuğu olmadı.
Boşandı.
Karaciğeri iflas etti.

Evet, bu insan

Mustafa Kemal Atatürk

Evladı olmayan bir yetimin, duygularını anlatın… Anlatın ki, o yetimin,
evlatlarımıza bıraktığı hediyenin kıymetini anlasın evlatlarımız.

Cumhuriyet, çocuklara anlatıldığı gibi, folklorik bir müsamere coşkusundan
ibaret değil çünkü…

Anlatın ki, kökeninde barınan derin hüznü kavrasınlar.

İşte liste yukarıda.
Kısacık ömründe bir insanın başına ne felaket gelebilirse, gelmiş…

Bunu anlatın.
Direnen…
Teslim olmayan ruhu anlatın.

Korkmasınlar engellerden.
Korkmasınlar yalnız kalmaktan.
Korkmasınlar işsizlikten.
Korkmasınlar parasızlıktan.
Korkmasınlar alçaklardan.
Korkmasınlar doğrulardan.

Yürek dediğin…
Sadece organ değil arkadaş.
Bunu anlayın!!!

AB Uyum yasalari geregince devlet dairelerinden Atatürk resimlerinin
kaldirilmasini protesto ediyoruz !

Ulusal bilincimizi yavas yavas yok
etmelerine izin vermek istemiyorsaniz; iletebileceginiz kadar iletin iz!

Izmir kurtulmus, çok tatli bir yorgunluk, Ankara’ya hareket edecekler…
Trene binerler ve kompartimana çekilirler.
Ertesi gün, yaveri, Atatürk’ün kompartimaninin kapisini çalar. Atatürk, yorgun, bitkin bir halde kravatini yikamaktadir.

Yaveri: ‘Pasam bu ne hal, hiç uyumadiniz herhalde; niye böylesiniz’, der.

‘Çocuk, kompartimanima yastikla battaniye koymayi unutmussunuz, kolumu yastik yaptim agridi, setremi yastik yaptim üsüdüm,
uyumadim kalktim’, der.

Yaveri: ‘Aman Pasam! Birimize haber vereydiniz;
hemen size bir yastikla battaniye getirirdik’, der. Ve bir ülke kurtarmaktan dönen komutan tarihi bir cevap verir:

‘Geç fark ettim, hepiniz en az benim
kadar yorgundunuz, hiç birinize kiyamadim. Önemli olan benim uyumam degil;
milletimin rahat uyumasi’.

ATAMIZ SAYESINDE NE KADAR RAHAT UYUYORUZ KI; HALA
UYANAMADIK ?

Büyük Atatürk’ümüzün Bu Ozelliklerini Biliyor Muydunuz????

July 23rd, 2008

*Atatürk`ün dünyada `başöğretmen’
sıfatlı tek lider
olduğunu, Bir geometri kitabı
yazdığını, Üçgen, açı,
dikdörtgen gibi ve 48 tane geometri teriminin
(Türkçe) isim babasının bizzat Mustafa Kemal
olduğunu.

*Norveççe`de `Atatürk gibi olmak` diye bir deyim
olduğunu.

*”Atatürk” çiçeği’nin adını,
çiçeği bulan Wanderbit
Üniversitesi profesörlerinden doktor Kirk
Landın`in
koyduğunu ve bu çiçeğin tüm dünyada bu
isimle üretilip
satıldığını.

*Yunan başkomutanı Trikopis`in, hiçbir
zorlama ve baskı
olmadan her Cumhuriyet bayramında Atina’daki Türk
büyükelçiliğine giderek, Atatürk`ün resminin
önüne
geçtiğini ve saygı duruşunda
bulunduğunu.

*”Mimber” adında bir gazete
çıkarttığını ve 52 sayı
yayımlanan gazetede ilk defa sansür kelimesi
geçtiğini.

*Kurtuluş Savaşında rütbe alan bir çok
kadın
askerlerimizin olduğunu, Dünya tarihine geçen tek
bir
üsteğmenimizin olduğunu, Üstteğmen Kara
Fatma’nın 700
erkek, 43 kadından oluşan bir müfrezenin
reiseliğine
bizzat Atatürk tarafından atanmış
olduğunu.

*Bir röportajda ‘Birleşmiş Milletlere üye
olmayı
düşünüyor musunuz?’ diye sorulduğunda
‘Şartlarımızı
koyarız, kabullerine bağlı. Biz
müracaat etmeyiz üye olmak için, davet gelirse
düşünürüz’ dediğini ve bunun üzerine BM
yasasının
değiştirildiğini ve üyeliğe davet
edilen ilk ülkenin Türkiye Cumhuriyeti olduğunu.

*1938′de, General McArthur’un en zor, en problemli, en
buhranlındöneminde, danışman, senatör
ve bakanlarından
oluşan yüz yirmiden fazla
kişiye; ‘Şu anda hiçbirinizi değil,
büyük istidadı ile
MustafanKemal’ i görmek için neler vermezdim’
dediğini.

*1938′de Ata`nın ölümünde Tahran gazetesinde
yayınlanan
bir şiirde; ‘Allah bir ülkeye yardım etmek
isterse
onun elinden tutmak isterse başına Mustafa
Kemal gibi
lider getirir’ denildiğini.

*1996′da Haiti Cumhurbaşkanını n
vasiyetinde, mezar
taşına yazılmasını
istediği metinde; ‘Bütün ömrüm
boyunca Türkiye’nin lideri Mustafa Kemal Atatürk’ü
anlamış ve uygulamış olmaktan
dolayı mutlu öldüm’
yazdığını.

*2000′de ABD Başkanı’nın milenyum
mesajında; ”
Milenyumun hiç şüphe yoktur ki tek devlet
adamı
Mustafa Kemal Atatürk’tür. Çünkü o yılın
değil asrın
lideri olabilmeyi başarmış tek
liderdir’ denildiğini.

*2005′de Amerika’nın en ünlü ekonomistlerinden
birisi
olan Mr. Johns`un önerisinin ‘Türkiye ekonomiyle
savaşta bir tek Atatürk’ü örnek alsın yeter’
olduğunu.

Herosonic deneme

June 11th, 2008

yeni blog : herosonic.com deneme mesajı , herosonic.com kişisel blog sitesi, wordpress blog kişisel herosonic…